Virginia merkezli girişim Overview Energy, uzaydan Dünya’ya lazer teknolojisi kullanarak 24 saat kesintisiz güneş enerjisi aktarma projesi için 20 milyon dolarlık yatırım aldı. Şirket, jeosenkron yörüngedeki uydulardan yeryüzündeki mevcut güneş paneli tarlalarına yakın kızılötesi lazerlerle sürekli enerji ileterek, panellerin gece veya bulutlu havalarda atıl kaldığı zamanlarda dahi elektrik üretilmesini hedefliyor. Teknolojinin işlevselliğini kanıtlamak amacıyla, hareketli bir uçaktan yerdeki standart güneş panellerine başarıyla enerji aktarımı gerçekleştiren bir hava testi tamamlandı.
Kuzey Virginia merkezli Overview Energy, yeryüzündeki güneş enerjisi santrallerinin verimliliğini artırmak için iddialı bir planla ortaya çıktı. Proje, Dünya yüzeyinden yaklaşık 36.000 kilometre yükseklikteki jeosenkron yörüngeye yerleştirilecek uydular aracılığıyla, geniş hüzmeli yakın kızılötesi lazerler kullanarak enerji iletmeyi içeriyor. Bu yörüngede uydular sürekli olarak Güneş ışığı alabildiğinden, mevcut güneş paneli tarlalarının gün içinde atıl kaldığı yüzde 65 ila 75’lik zaman dilimlerinde dahi elektrik üretmesi mümkün hale gelebilecek. Şirkete göre bu sistem, elektrik fiyatlarındaki ani artışları azaltarak konut sahiplerine fayda sağlayabilir ve kritik tesislere enerji sağlayan şebekelerin dayanıklılığını artırabilir.
Girişim, teknolojisinin potansiyelini kanıtlamak üzere geçtiğimiz ay önemli bir hava testi gerçekleştirdi. Bir Cessna Caravan tipi hafif uçak kullanılarak, 5 kilometre irtifadan yerdeki geleneksel güneş panellerinden oluşan bir alıcıya lazerle başarıyla güç aktarıldı. Şirket, bu denemenin hareketli bir platformdan yüksek güçlü kablosuz enerji aktarımının ilk örneği olduğunu iddia ediyor. Bu testin, uzayda kullanılması planlanan optik sistem ve lazerlerle, yerde ise standart güneş panelleriyle yapılmış olması, projenin ölçeklendirilmeden önce temel yaklaşımını doğrular nitelikte.
Uzaydan kablosuz enerji aktarımı dikkat çekici bir hedef olsa da, yeryüzünde daha fazla güneş paneli kurmanın ve batarya depolama çözümlerini geliştirmenin maliyet açısından hala daha avantajlı olduğu belirtiliyor. Overview Energy bu alanda yalnız değil; Aetherflux, Space Solar ve mikrodalga tabanlı bir sistem geliştiren Yeni Zelandalı Emrod gibi rakipleri de bulunuyor. Ancak Overview’un yakın kızılötesi lazer yöntemi, bazı avantajlara sahip görünüyor. Mikrodalga sistemleri, mevcut güneş paneli tarlalarını kullanamayıp özel alıcı istasyonları gerektirirken, daha güçlü olmaları nedeniyle uçaklar veya göçmen kuşlar için risk oluşturabiliyor. Bu durum, Overview’un yaklaşımını daha uygulanabilir kılıyor.
Şirketin yol haritasındaki bir sonraki adım, 2028 yılında alçak Dünya yörüngesinde bir uyduyla pilot proje başlatmak. Ardından, 2030 yılına kadar daha yüksekteki jeosenkron yörüngeden ticari güç dağıtımına başlamayı hedefliyorlar. Şirket, teknolojisinin temelini doğruladığına inansa da, sistemin verimliliği ve nihai enerji maliyeti gibi önemli detaylar henüz belirsizliğini koruyor.