Güneş enerjisi yatırımcıları mevzuat değişiklikleri nedeniyle 10 milyar dolarlık risk uyarısı yaptı
Güneş Enerjisi Yatırımcıları Derneği Başkanı Mehmet Özer, sık değişen mevzuatın yatırımcı güvenini zedelediğini ve lisanssız güneş santrallerinin sürdürülebilirliğini tehdit ettiğini belirtti.
Güneş Enerjisi Yatırımcıları Derneği (GÜNEŞDER) Başkanı Mehmet Özer, Türkiye'deki güneş enerjisi sektöründe yaşanan mevzuat belirsizliklerinin yaklaşık 10 milyar dolarlık yatırımı risk altına soktuğunu ifade etti. Özer, özellikle lisanssız güneş enerjisi santrallerinde (GES) 42 kez yapılan mevzuat değişikliklerinin, yatırımcıların önünü görmesini zorlaştırdığını ve işletme maliyetlerini karşılayamaz hale getirdiğini vurguladı.
Özer'in paylaştığı bilgilere göre, 10 yılını doldurmak üzere olan ve toplam kurulu gücü yaklaşık 7.000 MW'a ulaşan santrallerde, bazı yatırımların geri dönüş süresi 5 yıldan 15-17 yıla kadar uzadı. Saatlik mahsuplaşma sistemine geçişin yatırım ekonomisini değiştirdiğini belirten Özer, üretilen elektriğin şebekeye düşük bedelle verilip akşam saatlerinde yüksek fiyatla geri alınmasının sanayiciyi zor durumda bıraktığını kaydetti. Ayrıca iletim bedellerinin maliyetler içindeki payının yüzde 3'ten yüzde 30 seviyelerine çıktığına dikkat çekildi.
Sektördeki yabancı yatırımcıların son 10 yılda yüzde 90 oranında ülkeden ayrıldığını belirten Özer, yerli yatırımcıların da belirsizlik nedeniyle yurt dışına yöneldiğini ve Türk şirketlerinin yurt dışındaki güneş enerjisi yatırımlarının 500 milyon doları aştığını ifade etti. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından daha önce duyurulan iletim bedeli indirimlerinin iptal edilmesi gibi kararların maliyetleri dört katına çıkardığını hatırlatan Özer, kamuya acil önlem çağrısında bulundu.
GÜNEŞDER, sanayicilerin enerji maliyetlerini düşürmek ve mevcut santrallerin atıl kalmasını önlemek amacıyla '5.1.h' modeli kapsamında aylık mahsuplaşmaya geçilmesini öneriyor. Özer, ayrıca Portekiz ve İspanya'daki şebeke dengesizliklerinden ders çıkarılarak, mevcut lisanssız santrallerin enerji depolama şartıyla lisanslı sisteme entegre edilmesi gerektiğini savundu. Özer, bu adımların hem şebeke istikrarına katkı sağlayacağını hem de atıl kapasitenin ekonomiye kazandırılacağını belirtti.
